Kalemle Tanışmak

Çocukluğumdan bu yana milli bayramlarda vs. şiirler okurdum. Fakat yazmak dediğimiz olguyla Lise yıllarımda tanıştım deneme, öykü gibi yazılar yazardım. Yazdıklarımı okuyanlarda beğenirdi çoğunlukla. Lise 2.sınıftaki edebiyat hocamla başlamıştı benim öyküm. İlk geldiği derste sorduğu ilk soru “Edebiyat nedir? ” olmuştu. Bende söz hakkı alıp şu cümleleri kurmuştum.” Edebiyat bir dünyadır. Kelimeler ise bu dünyanın içinde her yere dağılmış halde duran tuğlalar. Biz kelimeleri(tuğlaları) değişik şekillerde kullanarak yazılar,şiirler yazarız (Binalar yaparız). İşte yazımızın (binamızın) güzelliğini bu şekilde ortaya koyarız. ”

Böyle başladı yazıyla tanışmam. Mizah yazmayı denemedim hiç. Her zaman duygusal içerikli metinler, şiirler yazdım. Uzun zaman internet haber sitelerinde köşe yazarlığı yaptım. Üstüne bide siyasal bilimler fakültesine başlayınca. Eleştirel yazılarla aram daha iyi oldu. Eleştirel yazılar yazmaya başladım bu süreçten sonra. Tabi eleştirel yazıların birde karşı duruşları olduğu için bu alanın zorluklarınıda biliyordum. Zorluklardan dolayı değil ama yaşım dolayısıyla eleştirdiğim insanları hukuki yada siyasi olarak bana yaptıkları dayatmaları kaldıracak güçte değildim. Bu yüzden eleştirel yazılarımı yazıp yayınlamamaya karar verdim. Ama yazdığım birşeyleri insanlara aktarma içgüdümü bir türlü bastıramadım. Daha sonra kısa skeçler yazmaya başladım. Üniversite 3.sınıftaydım artık.Siyasi kişiliğim tamamıyla oturmuş. Ne düşündüğünü neye inandığını bilen. Toplumdaki yanlışları ve doğruları gözlemleyen yetişkin bir birey olmuştum.Toplumda yaşanan olayları gözlemleyip kendimce bunları kurgulayıp kısa skeçler yazmaya başlamıştım. Artık yazmak denilen olgu, benim için bir tutkudan farksız bir duruma gelmişti. Okuduğum üniversitedeki tiyatro klubünden bir kaç arkadaşla görüşüp onlara skeçlerimden bir kaçını vermiştim. Çok beğenmişlerdi ve sahnelemişlerdi. Skeçleri yazmaya devam ederken şiirle tanıştım. Şuan okulum bitti. Radyoculuk yaptığımı söylemeyi unuttum. Üniversite 2.sınıftayken okul radyosunda program yaptım. Daha sonra kendi internet radyomu kurdum.

Şimdilerde kendi kurduğum bir internet radyo sitemde şiirler yazıyorum. Böyle işte yazı hayatımın öyküsü. Buda bir kısa otobiyografi olmuş oldu sanırım.